Trans Yağ Nedir?

Bu yazımda hepimizin aşina olduğu bir kavramdan bahsetmek istiyorum. Marketlerde ambalajların üzerinde ya da televizyon programlarında mutlaka karşımıza çıkmıştır. Evet, bahsetmek istediğim kavram ‘trans yağ’ kavramı. Fakat trans yağ kavramına geçmeden önce daha iyi anlayabilmek için yağ asitlerinden bahsetmek istiyorum.

Yağlar insan beslenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Vücutta enerji kaynağı olarak kullanılmasının yanı sıra yağda eriyen vitaminlerin emilmesini sağlar. Yağlar, temel yağ asitlerini içermeleri nedeniyle önemlidir. Yağ asitleri; doymuş yağ asitleri ve doymamış yağ asitleri olarak ikiye ayrılır. Doymuş yağ asitlerinin karbon atomları arasında tek bağ bulunur. Karbon atomları hidrojene doymuştur. Oda sıcaklığında katı halde bulunurlar. Genellikle hayvansal kaynaklıdır. Doymamış yağ asitlerinin karbon atomları arasında ise çift bağ bulunur. Yani karbon atomları hidrojene doymamıştır. Oda sıcaklığında sıvı halde bulunurlar. Genellikle bitkisel kaynaklı yağ asitleridir. Doymuş yağ asitleri kandaki kolesterol düzeyinin yükseltir ve kalp hastalıklarına neden olur. Doymamış yağ asitleri ise kandaki kolesterol düzeyini düşürür.

Yukarıdaki genel bilgileri de göz önüne alarak trans yağ kavramına bakalım. Trans yağ, sıvı bitkisel yağların (doymamış yağların) hidrojen ile doyurulması sonucu oluşan yağlardır. Hidrojenlenmiş yağ olarak da bilinir. Hidrojenlenme ne kadar çok ise katı hale dönüşümü o kadar hızlıdır. Başlangıçta düşük trans yağ içeriği bulunan sıvı yağların tekrar tekrar ısıtılmasıyla ek trans yağlar oluşur. Örneğin; yemek yaparken kullanılan kızartma yağlarının tekrar tekrar kullanılması. Trans yağlar, vücudumuz için gerekli olan yağlardan değildir. Kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolü arttırır ve iyi kolesterol olan HDL kolesterolü azaltır.

Endüstriyel olarak üretilmiş olan trans yağların yanı sıra doğal yolla oluşan trans yağlar da mevcuttur. Doğal yolla oluşan trans yağlar, geviş getiren hayvanların bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Ve bu hayvanlardan elde edilen gıda ürünlerinde (et ve süt ürünleri) az miktarlarda bulunur.

Trans yağların kullanım alanlarına baktığımızda margarinler, pastane ürünleri, bisküviler, cipsler, kızartma yağları gibi ürünler sıralanabilir. Kullanım alanları çeşitlidir ve ürünlerin etiket bilgilerinde ‘trans yağ’ ya da ‘hidrojene yağ’ gibi ifadelerle belirtilir. Türk Gıda Kodeksi ’ne göre ‘trans yağ içermez’ ifadesinin ambalaj üzerinde yer alabilmesi için trans yağ asidinin, üründeki toplam yağın 100 gramında 1 gramdan az olması koşulu vardır. Ayrıca tebliğde et, süt ve bunların ürünlerini içeren gıdalarda doğal yapıları nedeniyle bulunan trans yağlar, yağ asidi miktarının hesaplanmasına dahil edilemeyeceğini belirtmiştir.

İnsan sağlığına olumsuz etkileri bilinen trans yağların kullanım alanları çoktur. Aldığımız ürünlerde ‘trans yağ yoktur’ ibaresinin olmasına dikkat etmeliyiz. Restoranlarda yemek yerken kızartma ürünleri yerine haşlama ya da ızgara ürünleri tercih etmeliyiz. Trans yağların olumsuz etkileri üzerine tüketicilerin bilinçlenmesi, bu konuda getirilen yasal kısıtlamalar trans yağ kullanımını az da olsa düşürmüştür. Üreticiler de yeni alternatif teknikler aramaya yönelmiştir.

Tüketiciler olarak ne yediğimiz konusunda bilinçli olmalıyız. Günümüz teknolojisinde bilgiye ulaşmak, öğrenmek zor değil. Şunu unutmayalım ki sağlık her şeyden önemlidir.

Sağlıcakla kalın.

Kaynak1: Taşan M., Dağlıoğlu O., Trans Yağ Asitlerinin Oluşumu, Yapısı ve Gıdalarla Alınması, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, 2005, 2(1):79-88.

Kaynak2: Kahraman S., Küplülü Ö., Trans Yağ Asitleri,  Veteriner Hekim Dergisi, 82(2):15-24, 2011.

İlginizi Çekebilir:  Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu (YFMŞ)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir