Süt, her yaştaki insan için beslenme kaynağıdır. Sütün önemi ise içerisinde bulunan protein, süt yağı, vitamin ve minerallerden kaynaklanır.

Maalesef ki birçok üründe hile yapılmaktadır. Çiğ süt de bu ürünlerden biridir. Hile yapılmış olan bir sütten istenilen verim alınamaz. Sadece işletmeler açısından değil tüketici de çiğ süt tükettiğinde eğer hileli bir süt ise besin değerinde önemli ölçüde kayıplar olan süt tüketmiş olacaktır. Hile yapılmış sütlerde protein, yağ, şeker, vitamin ve mineral içeriklerinde düşüş gözlenir. Bu değerlerin hepsi sütteki kuru maddeyi oluşturur.

Yapılan hileler kâr amacıyla ya da düşük kaliteli sütü iyileştirmek amacıyla yapılır. En sık karşılaşılan durumlar;

  • Süte su katılması
  • Süt yağının alınması
  • Asitliği artmış süte nötrleyici madde katılması (soda, hidrojen peroksit gibi)

Süte su katıldığı zaman sütün miktarı artmaktadır. Süt duru bir hal alır, yoğunluğu azalır. Yağ miktarı ve kuru madde miktarı azalır. İşletmeler bu tür sütleri işlemekte zorlanır. Bu yüzden de kalite kriterlerine uymayan sütleri almaz. Çiğ süt tüketen tüketiciler de süt yerine su içeriği fazla olan süt içmiş olurlar.

Çiğ süt sıcakta beklediğinde ya da uzun süre bekletildiğinde asitliği artar. İşletmeler bu sütlerden kalite kriterine uymayanları almaz. Üreticilerde asitlik gelişimini engelleyici maddeler atar sütün içine. İşletme tarafından bu sütler laboratuvarlarda tespit edilebilir ve nötrleyici madde katılan sütleri de almaz. Fakat tüketici aldığı çiğ sütün içinde nötrleyici madde olup olmadığı anlayamaz.

Mesela süt hayvanlarına vurulan antibiyotikler süte geçebilir. Bu hile olarak adlandırılamaz sonuçta hayvan hastadır ve iğne vurulması gerekiyordur. Söylemek istediğim şey ise işletmelerin bu tür sütleri kabul etmedikleridir. İşletme kabul etmediği için de süt satanlara, şarküterilere vb. yerlere satılmaktadır. Çiğ süt tüketen tüketici de bilmeden antibiyotikli sütü almış olur.

Bu tür problemlerle çiğ sütte çok karşılaşılır. Bu yüzden çiğ süt tüketmemeye özen gösterin. İşletmeler laboratuvarlarında bu problemleri anlayabilirler. Fakat tüketici bunu anlayamaz. Süt tüketiyorum diye besin değeri olmayan kalitesiz bir süt tüketir.

Yazar Hakkında

Selinay LAÇİNDAĞ

Merhabalar, ben Selinay LAÇİNDAĞ. 1993 Ödemiş/İzmir doğumluyum. Pamukkale Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra iki ayrı süt firmasında çalıştım. Şuan ise süt sektörüne yönelik starter kültür ve antibiyotik test kiti ithal eden kendi firmamızda çalışmaktayım. Ayrıca Gıda Notları sitesinin yöneticilerinden biriyim. Siteyi kurma amacımız bilinçli bir tüketici kitlesi oluşturabilmektir. Umarım herkese faydalı olur. İyi okumalar.

Tüm İçerikleri Görüntüle